Kiracı Tahliyesi Nasıl Yapılır? Tahliye Sebepleri, Süreler ve Arabuluculuk Süreci
Kiracı tahliyesi, kiraya verenin yalnızca taşınmazın sahibi olması veya kira sözleşmesinin ilk süresinin sona ermesi nedeniyle istediği zaman gerçekleştirebileceği bir işlem değildir. Konut ve çatılı iş yeri kiralarında sözleşmenin sona erdirilebilmesi için Türk Borçlar Kanunu’nda öngörülen tahliye sebeplerinden birinin bulunması ve ilgili sebebe bağlı usul ve sürelere uyulması gerekir.
Belirli süreli kira sözleşmelerinde kiracı, sözleşme bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunmazsa sözleşme aynı şartlarla bir yıl uzamış sayılır. Kiraya veren ise kural olarak yalnızca sözleşme süresinin dolmasına dayanarak kiracıyı tahliye edemez. Kanunda öngörülen ihtiyaç, kira borcunun ödenmemesi, geçerli tahliye taahhüdü veya iki haklı ihtar gibi bir tahliye sebebi bulunmalıdır.
Kiraya verenin mahkeme veya icra işlemleri dışında kapıyı değiştirmesi, kiracının eşyalarını çıkarması ya da elektrik ve su gibi hizmetleri engelleyerek taşınmazı boşaltmaya zorlaması hukuka uygun bir tahliye yöntemi değildir. Tahliye, kanunda belirtilen başvuru yolları kullanılarak ve gerektiğinde mahkeme veya icra makamı kararıyla gerçekleştirilmelidir.
Kiracı Hangi Durumlarda Tahliye Edilebilir?
Konut ve çatılı iş yeri kiralarında başlıca tahliye sebepleri şunlardır:
- Kira bedelinin veya yan giderlerin ödenmemesi
- Aynı kira yılı içinde iki haklı ihtara neden olunması
- Geçerli bir tahliye taahhütnamesinin bulunması
- Kiraya verenin veya yakınlarının konut ya da iş yeri ihtiyacı
- Taşınmazı satın alan yeni malikin gerçek ihtiyacı
- Yeniden inşa veya esaslı imar çalışması
- Kiracının aynı bölgede kullanılabilir bir konutunun bulunması
- Kiralananın özensiz kullanılması veya komşuların rahatsız edilmesi
- On yıllık uzama süresinin sona ermesi
Her tahliye sebebinin şartları ve başvuru süreleri farklıdır. Bir sebep için geçerli olan ihtar ve dava süresi, diğer tahliye sebebi bakımından uygulanamayabilir.
Kira Borcunun Ödenmemesi Nedeniyle Tahliye
Kiracı, kira bedelini ve sözleşmeye göre kendisine ait olan yan giderleri zamanında ödemekle yükümlüdür. Kiracı muaccel hâle gelen kira borcunu ödemezse kiraya veren, kiracıya yazılı olarak süre vererek bu süre içerisinde ödeme yapılmaması durumunda kira sözleşmesini feshedeceğini bildirebilir.
Konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiracıya tanınacak ödeme süresi en az 30 gün olmalıdır. Bu süre, yazılı bildirimin yapıldığı günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Kiracı 30 günlük süre içerisinde borcun tamamını ödemezse kiraya veren sözleşmeyi feshederek tahliye sürecine başvurabilir.
Gönderilecek ihtarda şu hususların açık olması önemlidir:
- Ödenmeyen kira dönemleri
- Asıl kira borcunun miktarı
- Varsa yan giderlerin açıklaması
- Ödeme için tanınan süre
- Ödeme yapılmazsa sözleşmenin feshedileceği
- Ödemenin yapılacağı hesap veya yöntem
Borç miktarının yanlış gösterilmesi, ödeme süresinin eksik verilmesi veya kira borcu ile başka alacakların birbirine karıştırılması, ihtarın geçerliliği konusunda uyuşmazlık yaratabilir.
Kiracı 30 Gün İçinde Borcu Öderse Tahliye Edilebilir mi?
Kiracı, usulüne uygun ihtarın tebliğinden sonra verilen 30 günlük süre içerisinde borcun tamamını öderse yalnızca bu temerrüt ihtarına dayanılarak tahliye kararı verilmesi mümkün olmayabilir.
Ancak kiracının aynı kira yılı içerisinde kira bedelini geç ödemesi nedeniyle iki ayrı haklı ihtara sebep olması durumunda, ödemeler sonradan yapılmış olsa bile iki haklı ihtar nedeniyle tahliye gündeme gelebilir. Bu iki hukuki yol birbirinden farklı şartlara tabidir.
Ödeme yapılırken dekont açıklamasına hangi aya ait kira bedelinin ödendiğinin yazılması ve kira bedelinin sözleşmede belirtilen hesaba gönderilmesi, ödeme tarihinin ve hangi borcun kapatıldığının ispatı bakımından önemlidir.
İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye
Kiracı, bir yıl veya daha uzun süreli kira sözleşmelerinde bir kira yılı içinde kira bedelini zamanında ödemediği için kendisine iki ayrı haklı ihtar gönderilmesine sebep olursa kiraya veren tahliye davası açabilir.
Bu davanın, ihtarların yapıldığı kira yılının sona ermesini takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde ise ihtarların kira süresi içerisinde gerçekleşmiş olması aranır.
İki haklı ihtara dayalı tahliyede şu unsurlar birlikte değerlendirilir:
- İhtarların aynı kira yılına ait olması
- İhtarların farklı ve muaccel kira borçlarına dayanması
- Kiracının ödeme vadesini geçirmiş olması
- İhtarların yazılı olarak yapılması
- Tahliye davasının kanuni süresi içinde açılması
Kiraya verenin aynı ayın kira borcu için birden fazla ihtar göndermesi, iki ayrı haklı ihtar oluştuğu anlamına gelmez. Her ihtarın farklı bir vadesi geçmiş kira borcuna dayanması gerekir.
Kiracı ihtardan sonra borcu ödemiş olsa bile geç ödeme nedeniyle haklı ihtarın oluşması mümkün olabilir. Ancak ödemenin ihtardan önce yapılmış olması veya ihtarda belirtilen borcun gerçekte bulunmaması hâlinde ihtarın haklı olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.
Tahliye Taahhütnamesi Nedir?
Tahliye taahhütnamesi, kiracının kiralananı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak kabul ettiği belgedir. Kanuna göre taahhüdün, kiralananın kiracıya teslim edilmesinden sonra verilmiş olması gerekir.
Kiracı geçerli bir yazılı taahhütte bulunduğu hâlde belirtilen tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya veren, tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde icra takibi başlatabilir veya tahliye davası açabilir.
Geçerli bir tahliye taahhütnamesinde genel olarak şu unsurlar bulunmalıdır:
- Kiracının kimlik bilgileri
- Kiralananın açık adresi
- Kiralananın boşaltılacağı kesin tarih
- Kiracının imzası
- Taahhüdün kiralananın tesliminden sonra verilmiş olması
Taahhüdün kira sözleşmesiyle aynı anda ve kiralanan henüz teslim edilmeden imzalatılması, belgenin geçerliliği konusunda itiraza neden olabilir. Çünkü kanun, tahliye taahhüdünün kiralananın tesliminden sonra verilmesini aramaktadır.
Tarihi Sonradan Doldurulan Tahliye Taahhütnamesi Geçerli midir?
Boş veya eksik şekilde imzalanan tahliye taahhütnamelerinde tarih ve diğer bilgilerin sonradan doldurulduğuna ilişkin uyuşmazlıklar sıkça görülmektedir.
Kiracı, belgenin baskı altında imzalandığını, teslimden önce verildiğini veya üzerinde sonradan değişiklik yapıldığını ileri sürebilir. Kiraya veren ise belgenin tarafların anlaşmasına uygun biçimde düzenlendiğini savunabilir.
Taahhüdün ne zaman ve hangi koşullarda imzalandığı; kira sözleşmesinin tarihi, anahtar teslim tarihi, taraflar arasındaki yazışmalar, belgenin fiziksel özellikleri ve diğer deliller üzerinden değerlendirilir. Bu nedenle tahliye taahhütnamesinin kira ilişkisinden bağımsız, açık tarihli ve eksiksiz biçimde hazırlanması uyuşmazlık riskini azaltır.
Tahliye Taahhüdünde Bir Aylık Süre Kaçırılırsa Ne Olur?
Kiraya veren, taahhütte belirtilen tahliye tarihinden itibaren bir ay içerisinde tahliye davası açmaz veya icra takibine başlamazsa ilgili taahhüde dayanma hakkını kaybedebilir.
Kanun, tahliye davası açma süresinin korunabilmesi için kiraya verenin, dava açma süresi içinde kiracıya yazılı olarak dava açacağını bildirmesi hâlinde sürenin bir kira yılı uzamasına imkân tanımaktadır. Ancak bu bildirim ve süre hesabı somut dosya üzerinden dikkatle değerlendirilmelidir.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye
Kiraya veren; kiralananı kendisi, eşi, çocukları, anne ve babası veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da iş yeri olarak kullanmak zorundaysa ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir.
Belirli süreli kira sözleşmelerinde dava, sözleşme süresinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde açılmalıdır. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise genel fesih dönemleri ve bildirim süreleri esas alınarak belirlenecek tarihten itibaren bir aylık süre uygulanır.
İhtiyacın yalnızca ileri sürülmesi yeterli değildir. İhtiyacın:
- Gerçek
- Samimi
- Zorunlu
- Devamlı
nitelikte olması gerekir.
Kiraya verenin yalnızca daha yüksek bedelle başka bir kiracı bulmak istemesi, ihtiyaç nedeniyle tahliye için yeterli değildir. İhtiyaç iddiasının yaşam koşulları, mevcut konutlar, iş durumu, aile ilişkileri ve diğer somut delillerle değerlendirilmesi gerekir.
Çocuk İçin İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Açılabilir mi?
Kiraya veren, altsoyu olan çocuğunun gerçek ve zorunlu konut veya iş yeri ihtiyacı için tahliye davası açabilir. Örneğin başka şehirden dönen, evlenen, mevcut konutundan ayrılmak zorunda kalan veya bağımsız yaşamaya başlayacak çocuk için ihtiyaç iddiası gündeme gelebilir.
Ancak çocuğun yalnızca ileride bir gün taşınabileceğinin söylenmesi yeterli olmayabilir. İhtiyacın dava tarihinde mevcut veya yakın gelecekte gerçekleşmesi kesin bir ihtiyaç olması beklenir.
Yeni Malik İhtiyaç Nedeniyle Kiracıyı Tahliye Edebilir mi?
Kiralanan taşınmaz satıldığında mevcut kira sözleşmesi kendiliğinden sona ermez. Yeni malik, kira sözleşmesinin tarafı hâline gelir.
Yeni malik, taşınmazı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler için kullanmak zorundaysa ihtiyaç nedeniyle tahliye isteyebilir.
Bu durumda yeni malik:
- Taşınmazı edindiği tarihten itibaren bir ay içinde ihtiyacını kiracıya yazılı olarak bildirebilir.
- Bu bildirimin ardından edinme tarihinden altı ay sonra tahliye davası açabilir.
- Alternatif olarak sözleşme süresinin sona ermesini takip eden bir ay içinde dava açma yolunu kullanabilir.
Taşınmazı satın alan kişinin “Evi satın aldım, hemen boşaltın” şeklindeki bildirimi tek başına derhâl tahliye sonucu doğurmaz. Yeni malikin kanuni bildirim ve dava sürelerine uyması gerekir.
Yeniden İnşa ve Esaslı Onarım Nedeniyle Tahliye
Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı biçimde onarılması, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekiyorsa ve çalışmalar sırasında taşınmazın kullanılması mümkün değilse tahliye davası açılabilir.
Her boya, tadilat veya küçük onarım tahliye sebebi oluşturmaz. Yapılacak çalışmanın esaslı olması ve çalışma sırasında kiralananın kullanımının gerçekten imkânsız hâle gelmesi gerekir.
Dava sırasında:
- Mimari proje
- Ruhsat ve izinler
- Yapılacak inşaatın kapsamı
- Taşınmazın kullanım durumuna etkisi
- Teknik raporlar
incelenebilir.
Yeniden inşa ve imar nedeniyle boşaltılan taşınmaz, haklı bir sebep bulunmadıkça üç yıl geçmeden eski hâliyle başka bir kişiye kiralanamaz. Yeniden yapılan taşınmaz bakımından eski kiracının yeni durum ve yeni kira bedeli üzerinden öncelik hakkı bulunabilir.
Kiracının Aynı İlçede Başka Bir Konutu Bulunması
Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe ya da belde belediye sınırları içerisinde oturmaya elverişli bir konutu bulunuyorsa ve kiraya veren sözleşme kurulurken bu durumu bilmiyorsa tahliye davası açılabilir.
Davanın kira sözleşmesinin sona ermesini takip eden bir ay içerisinde açılması gerekir.
Bu tahliye sebebi bakımından:
- Konutun kiracıya veya eşine ait olması
- Aynı ilçe veya belde sınırlarında bulunması
- Oturmaya elverişli olması
- Kiraya verenin sözleşme kurulurken bu konutu bilmemesi
birlikte değerlendirilir.
Başka konutun kiraya verilmiş olması, kullanım durumu, büyüklüğü ve kiracının aile yapısına uygunluğu “oturmaya elverişlilik” değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
On Yıllık Uzama Süresi Nedeniyle Tahliye
Kiraya veren, belirli süreli kira sözleşmesinin ilk süresi sona erdiğinde yalnızca bu gerekçeyle sözleşmeyi bitiremez. Ancak sözleşmenin ardından başlayan uzama dönemlerinin toplamı 10 yılı doldurduğunda kiraya veren, herhangi bir tahliye sebebi göstermeden sözleşmeyi sona erdirebilir.
Bunun için on yıllık uzama süresini takip eden her uzama yılının sona ermesinden en az üç ay önce kiracıya bildirim yapılması gerekir.
Buradaki 10 yıllık süre, her durumda kira sözleşmesinin düzenlendiği tarihten itibaren doğrudan 10 yıl olarak hesaplanmaz. İlk sözleşme süresi ile uzama yılları ayrı değerlendirilmelidir.
Örneğin ilk sözleşme üç yıllık yapılmışsa, üç yıllık ilk dönemden sonra başlayan uzama dönemlerinin ayrıca 10 yılı doldurması gerekir. Süre hesabındaki hata, bildirimin erken veya geç yapılmasına neden olabilir.
Kiralananın Kötü Kullanılması ve Komşuların Rahatsız Edilmesi
Kiracı, taşınmazı sözleşmeye uygun ve özenli biçimde kullanmak, aynı binada yaşayanlara ve komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür.
Kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranması hâlinde kiraya veren, konut ve çatılı iş yeri kiralarında kural olarak en az 30 günlük süre vererek aykırılığın giderilmesini ister. Aykırılığın devam etmesi durumunda sözleşmenin feshedileceği yazılı olarak bildirilir.
Kiracının taşınmaza kasten ağır zarar vermesi, süre verilmesinin yararsız olacağının açık olması veya davranışların kiraya veren ve komşular bakımından çekilmez hâle gelmesi durumunda yazılı bildirimle sözleşmenin hemen feshi gündeme gelebilir.
Gürültü, ortak alanların uygunsuz kullanılması veya komşularla yaşanan her anlaşmazlık otomatik olarak tahliye sebebi oluşturmaz. Davranışların sürekliliği, ağırlığı ve delilleri değerlendirilir.
Kira Artışını Kabul Etmeyen Kiracı Tahliye Edilebilir mi?
Kiracının kiraya verenin istediği her artışı kabul etmemesi, tek başına tahliye sebebi değildir. Yenilenen kira dönemlerinde yapılacak artış, Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesindeki sınırlamalara tabidir.
Kanunda yapılan değişiklikle yenilenen dönemlerde kira artışına ilişkin anlaşmaların, bir önceki kira yılındaki TÜFE’nin 12 aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemesi esası benimsenmiştir. Beş yılı aşan kira ilişkilerinde ise emsal kiralar, taşınmazın durumu ve hakkaniyet dikkate alınarak kira bedelinin mahkemece belirlenmesi talep edilebilir.
Konut kiralarında uygulanan geçici yüzde 25 artış sınırı, 2 Temmuz 2023 ile 1 Temmuz 2024 tarihleri arasında yenilenen dönemlerle sınırlıydı. Bu nedenle 2026 yılında yenilenen bir kira sözleşmesi bakımından yüzde 25’lik geçici sınırın devam ettiği kabul edilemez.
Kiracı, kanuna ve sözleşmeye uygun artışlı kira bedelini eksik öderse eksik kalan tutar bakımından temerrüt ve takip süreçleri gündeme gelebilir. Ancak uyuşmazlığın kira artış oranından kaynaklanması hâlinde doğru kira bedelinin belirlenmesi gerekir.
Tahliye Davasından Önce Arabuluculuk Zorunlu mudur?
1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı hâline getirilmiştir. Bu nedenle ihtiyaç nedeniyle tahliye, iki haklı ihtar veya kira ilişkisinden doğan diğer birçok uyuşmazlıkta doğrudan dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.
Kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu kapsamında ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ise bu zorunluluğun dışında bırakılmıştır. Bununla birlikte icra süreci sonrasında sulh hukuk mahkemesinde ayrı bir dava açılması gereken durumlarda arabuluculuk şartı yeniden gündeme gelebilir.
Arabuluculuk sürecinde taraflar:
- Tahliye tarihi
- Birikmiş kira borcu
- Yeni kira bedeli
- Depozitonun iadesi
- Taşınmazdaki zararlar
- Anahtar teslimi
- Taşınma giderleri
konularında anlaşabilir.
Anlaşma sağlanamazsa arabulucu tarafından son tutanak düzenlenir ve taraflar kanuni süreleri gözeterek dava yoluna başvurabilir.
Tahliye Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Kira ilişkisinden doğan tahliye ve alacak uyuşmazlıkları, dava değerine bakılmaksızın kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür. İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki ilamsız tahliye yollarına ilişkin özel hükümler saklıdır.
Davanın hangi yer mahkemesinde açılacağı; davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri, kiralananın bulunduğu yer ve varsa geçerli yetki düzenlemeleri dikkate alınarak belirlenmelidir.
Görevli veya yetkili olmayan mahkemeye başvurulması, sürecin uzamasına ve özellikle bir aylık dava süreleri bakımından sorun yaşanmasına neden olabilir.
Tahliye Davası Ne Kadar Sürer?
Tahliye davaları için bütün dosyalarda geçerli sabit bir sonuçlanma süresi bulunmamaktadır. Süreyi etkileyen başlıca faktörler şunlardır:
- Mahkemenin iş yoğunluğu
- Tebligat işlemleri
- Arabuluculuk süreci
- Tanık sayısı
- Bilirkişi veya keşif ihtiyacı
- İhtiyacın ve tahliye sebebinin ispatı
- İstinaf ve temyiz başvuruları
- Kararın icra edilmesi
Tahliye kararı verilmesiyle kiracının aynı gün zorla çıkarılması mümkün değildir. Kararın niteliği, kesinleşme ve icra şartları ayrıca değerlendirilir.
Kiraya Veren Kiracıyı Kendisi Çıkarabilir mi?
Kiraya veren, devam eden kira ilişkisi sırasında mahkeme veya icra kararı olmaksızın kiracının kapısını değiştiremez, eşyalarını dışarı çıkaramaz ve taşınmaza zorla giremez.
Aynı şekilde kiracıyı tahliyeye zorlamak amacıyla elektrik, su, doğal gaz veya diğer temel hizmetlere müdahale edilmesi hukuki ve cezai sorumluluk doğurabilir.
Kiracı taşınmazı kendi isteğiyle teslim ederse anahtar tesliminin yazılı tutanakla belgelenmesi gerekir. Tutanakta:
- Teslim tarihi
- Anahtar sayısı
- Sayaç bilgileri
- Taşınmazın durumu
- Depozito
- Kira ve yan gider borçları
- Tarafların varsa karşılıklı talepleri
açıkça yazılabilir.
Anahtarın apartman görevlisine, komşuya veya emlakçıya bırakılması her durumda kiralananın kiraya verene hukuken teslim edildiğini göstermeyebilir.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliyeden Sonra Ev Başkasına Kiralanabilir mi?
Kiraya veren, ihtiyaç nedeniyle tahliyesini sağladığı taşınmazı haklı sebep bulunmadıkça üç yıl geçmeden eski kiracısından başka bir kişiye kiralayamaz.
Bu yasağa aykırı davranılması hâlinde eski kiracı, son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat talep edebilir.
Bu nedenle ihtiyaç iddiasının yalnızca tahliyeyi sağlamak amacıyla ileri sürülmemesi gerekir. Tahliyeden sonraki kullanım biçimi, ihtiyacın samimiyeti ve yeniden kiralama yasağı bakımından önem taşır.
Kiracı Tahliyesi Sürecinde Hukuki Destek
Kiracı tahliyesinde en sık karşılaşılan hatalar; yanlış ihtar hazırlanması, ödeme süresinin eksik verilmesi, bir aylık dava süresinin kaçırılması, geçersiz tahliye taahhüdüne dayanılması ve zorunlu arabuluculuk tamamlanmadan dava açılmasıdır.
Yükseldi Hukuk ve Danışmanlık olarak Bolvadin ve Afyonkarahisar’da kira sözleşmelerinin incelenmesi, kira alacakları, tahliye taahhütnameleri, iki haklı ihtar, ihtiyaç nedeniyle tahliye, yeni malik ihtiyacı ve kira bedelinin belirlenmesi süreçlerinde hukuki danışmanlık ve dosya takibi hizmetleri sunuyoruz.
Her kira uyuşmazlığını sözleşmenin başlangıç tarihi, uzama dönemleri, ödeme kayıtları, ihtarlar, tarafların ihtiyaçları ve başvuru süreleri doğrultusunda ayrı olarak değerlendiriyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kira sözleşmesi bitince kiracı otomatik olarak çıkar mı?
Hayır. Konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiraya veren, yalnızca belirli sürenin sona ermesine dayanarak sözleşmeyi feshedemez. Kiracı bildirimde bulunmazsa sözleşme aynı şartlarla bir yıl uzar.
Bir aylık kira ödenmezse kiracı hemen tahliye edilir mi?
Kiracıya yazılı olarak en az 30 günlük ödeme süresi verilmesi gerekir. Bu süre içinde borç ödenmezse fesih ve tahliye süreci başlatılabilir.
Tahliye taahhütnamesi kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanabilir mi?
Kanun, tahliye taahhüdünün kiralananın tesliminden sonra verilmesini arar. Kira sözleşmesiyle ve teslimden önce aynı anda alınan taahhüdün geçerliliği uyuşmazlık konusu olabilir.
Ev satılırsa kiracı hemen çıkmak zorunda mıdır?
Hayır. Yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Gerçek bir ihtiyacı varsa kanunda belirtilen bildirim ve dava sürelerine uyarak tahliye talep edebilir.
Kiracı kira bedelini geç ödüyorsa tahliye edilebilir mi?
Aynı kira yılı içinde farklı kira borçları nedeniyle iki haklı ihtarın oluşması ve davanın kira yılının bitimini takip eden bir ay içinde açılması hâlinde tahliye talep edilebilir.
Kiraya veren evi kendisi kullanacağını söyleyerek tahliye isteyebilir mi?
Gerçek, samimi ve zorunlu bir konut ya da iş yeri ihtiyacı bulunuyorsa tahliye davası açılabilir. İhtiyacın yalnızca sözle ifade edilmesi yeterli değildir; somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Tahliye davasından önce arabulucuya başvurmak gerekir mi?
Kira ilişkisinden doğan davalarda kural olarak dava öncesi arabuluculuk zorunludur. İcra ve İflas Kanunu kapsamında ilamsız icra yoluyla tahliye ise kanundaki istisna kapsamındadır.
Kiracı tahliyesi için avukat zorunlu mudur?
Tahliye davasının veya icra takibinin avukat aracılığıyla yürütülmesi zorunlu değildir. Ancak tahliye sebebinin seçilmesi, ihtarların hazırlanması ve sürelerin hesaplanması bakımından hukuki destek alınması hak kaybı riskini azaltabilir.
Bilgilendirme notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Tahliye sebepleri, süreler ve uygulanacak başvuru yolu kira sözleşmesinin niteliğine ve somut olayın koşullarına göre değişebilir.
Hukuki inceleme: Av. Ülkü Leblebicier Yükseldi
Afyonkarahisar Barosu Sicil No: 1521
Son güncelleme: 27 Temmuz 2026